27 Aralık 2014 Cumartesi

DANTEL BİLEKLİK

Çeyizimdeki havlularla 20 kız daha evlendirilirdi sanırım. Annem yememiş içmemiş havlu kenarı örüp havlu yapmış bana. :)

Geçenlerde annemin bazasını boşalttık. Ortalık çarşamba pazarına döndü. İnci boncuk dikiş kalıpları kumaşlar yünler... 20 yıllık belki daha da eski dikiş kalıplarını attık artık lazım olmaz diye.


Bunu da mutfak havlusu için yapmış ama havlu bulamyınca kalmış böyle. Az kalsın atacaktı da aldım sakladım ben :)  Evdeki  zincirle iki ucunu tutturdum. Bir kaç yerine kısa zincirle süsler taktım. Pek de beğendim çok da beğendim tamam mı?


ÇORAPTAN AYI

       Olmuyor olmuyoorrr. Sevimli ayılarla aramda bir anlaşmazlık var. Daha önce ayı kurabiyeler yapmıştım. Sevimli olmaları gerekirken bazıları zombiye benzemişti :) 


      Yukarıdaki görseli Pinterest'te buldum. Bazıları için Pinterest engellenmeli sanırım. Gördüğüm her şeyi denemeye kalkıyorum. Neyse görüldüğü el alem yapmış ne güzel ayıcık. Benimkisi ise aşağıdaki gibi oldu. Voodoo bebekleri gibi. Cem görünce şeytan yapmışsın Birdem. Çocuğum bununla mı oynayacak dedi. Çok kızdırma beni voodoo büyüsü yaparım sana dedim ama haklı valla bu ne ya!! :D





BA-YIL-DIM! KARATAHTA BOYASI İLE DOLAP BOYAMA


        Bu salak portmantoyu isteyerek almadık. Gördüğüm andan itibaren adı salak portmanto. Hiç sevmedim, nefret ettim. Haramidere'de Eskidji Bit Pazarı var. Bit pazarı diyince ikinci el sananlar oluyor. Ürünler ikinci el değil sıfır ama küçük mobilyacılar satıyor. Sanırım pek de kaliteli değiller. Her neyse. Daha önce bütün evi ikea'dan döşediğimizi söylemiştim. -portmanto hariç- Portmanto için de baktık ikea'ya. Orda bir model de beğenmiştim çok güzel ama küçük olduğu için almadık onu. Ah salak kafam!! 


        Eskidji'ye de bakalım dedik annemle. Ordan standart kapaklı bir portmanto aldım ben. Hemen de eve getirip kurdular.  Bazen bazı şeyleri bi anda düşünmeden alırsınız ya o da öyle oldu işte. Eşim de ben de hiç beğenmedik. Gittik konuştuk fiyat farkı da vererek sürgülü sade bir model istedik. Özellikle tek kapakta kare ayna olmasını ve asla kenarlarında işleme yaldız herhangi bir şey olmaması için ikaz ettim. 

        Eskisini gelip almışlar ve bu salak portmantoyu ben işteyken gelip kurmuş adamlar. Görünce annemler de şaşırmış Birdem böyle bir şey almazdı nasıl olmuş da almış diye. Fotoğraftaki gibi de değildi. Ortada koca bir çiçekli cam vardı. Kenarları işlemeli yaldızlı ahşapla kaplanmış. Şok oldum ya ben adama ne dedim o ne yollamış. Tabi sonra firmayla kavga gürültü. Her gün arıyorum gelin alın diye gelmiyorlar. Daha önce bir kere daha sorun yaşadığımız için adam oyaladıkça oyalıyor. En sonunda yıldım sıçarım portmantosuna dedim :) Aldım elime çekici spatulayı. O işlemeli camları söktüm. Ahşapları söktüm. O küçük aynaları yapıştırdım iz kalan yerlere de. En azından tahammül edilebilir bir hale geldi ama yine de sevemedim ben. 

      Aslında kumaşla kaplamayı düşünüyordum portmantoyu ama Pinterest'te chalkboard çalışmalarını görünce bir ışık yandı bende :D Boyaları buradan aldım. Ufak boylardan 5 tüp boya gitti.


Dolabı zımparalamadan direkt boyayı uygulamdım. İlk kat boya yukarıdaki gibi oldu. İlk katta bayağı dikkat ettim aynaları boyamamak için ama ikincisinde sıkıldım :) Rastgele boyadım. Aynalar boyandı çok. Aslında aynaları temizleyip paylaşcaktım burda fakat çok beğendim dayanamadım hemen yazmak istedim.

Biraz karaladım :)



19 Aralık 2014 Cuma

YÜN SAÇ

Burada yünden peruk yapımını anlattım. Aklıma üniversitedeyken bir gece yine yünlerden kendime saç yaptığım fotoğraflarım geldi. Tabi burda linkteki gibi dikiş falan yok. Birbirine geçmiş ipleri kafama yerleştirmemden ibaretler.

O zamandan varmış bir mavi saç hevesi bende :)

ARDA'YLA UĞRAŞMACA


     
        Arda'nın her anını fotoğraflamak istiyorum. Zaman çok hızlı geçiyor. Şimdi bile yeni doğan hallerini az çok hatırlayabiliyorum biraz daha geçince onlar da silinecek aklımdan. Hayal meyal bir şeyler kalacak. Fotoğraflarını çekerken de aklıma türlü türlü şeyler geliyor. Eğlenceli fotoğraflar çıkıyor ortaya. Bunları bazen instagramda paylaşıyorum. Aman Birdem yeter dediğim de oluyor ama çok güzel tepkiler alınca tamam devam et diyorum.

     Ev hanımı olmanın bütün nimetlerinden faydalanır durumdayım. Nereye elimi atacağımı şaşırdım. Arda uyanıkken onunla ilgileniyorum. Uyuduğunda ben de uyumaya çalışıyorum ama çok az uyuyabiliyorum. Aklımda 40 tilki dolaşıyor. Şunu da yapsam şuna bir el atsam. Kitap okusam Şunu diksem bunu boyasam vs. vs. Yakında evi yıkıp baştan yapcam diye korkuyorum :) Boş durmak bana göre değil. İşe başladığımda bu kadar vakit ayıramayabilirim böyle işlere. O nedenle yararlanmaya çalışıyorum bu durumdan. Bebek gerçekten insanı yoruyor fakat bir o kadar da güç veriyor. Hayatımda ilk defa 24 saat uykusuz durdum durabildim. Ben ki açlık ve uykusuzluk gibi faktörlere asla dayanamayan bunlarla karşılaşınca bayılıp kalan bir insanım dayanabildim.

     Neyse konunun dışına çıkmayayım. Yapacak bir şey bulamayınca Arda'ya sarıyorum. Bilmiyorum ilerde hoşuna gider mi ben çok güzel fotoğrafları olduğunu düşünüyorum. İşte bunlardan bazıları;












YÜNDEN PERUK YAPIMI


        Evde ne yapacağını şaşırmış, kendini bilmez hallerimle çocukluğumdan aklımda kalma peruğu yapmaya karar verdim. Aslında ten rengi çorapla yapıldığını hatırlıyorum ama evde olmadığından ben Arda'nın şapkalarından birini kullandım. Ten rengi çorapta sıkıntı olabilir diye düşünüyorum kaçar falan. Eğer kaçmazsa şapkadan daha güzel durur başa geçirildiği zaman.

   Önce istediğim boyutta ipleri ayarlayıp iğneye geçirdim. Şapkanın içinden iğneyi geçirdikten sonra ucundan kestim. Bence siz  yaparsanız boyunu bayağı uzun tutun daha güzel olur.




Bir de şapkanın ön tarafa gelen kısmına daha çok ip geçirmek lazım. Eğer ten rengi çorap kullanılmazsa ya da böyle açık renk bir şapka tercih edilirse alttan gözüküyor hoş olmuyor.



Bunlar da bitmiş halleri. Babier Drogba <3

KOŞ HANIIIIM KOOŞ İNDİRİM VAR!

  
        Arda doğmadan önce onun için aldığım kıyafetlerin sayısı bir elin parmaklarından azdır. Hevesli miydim? Evet hevesliydim ama bir şeyler almak için doğmasını bekledim hep. Aslında almama da gerek yoktu annem sağ olsun torun aşkına bütün kıyafetlerini aldı neredeyse. 

      4 gün sonra 3 ayını dolduracak Arda. Anladım ki bu hızlı büyüme döneminde gerçekten de çocuğun yediği helal giydiği haram. Daha birkaç kez giydirdiğim kıyafetler eskimeden küçüldüler. Evdekiler iyice küçülmeden yenilerini almayı düşünmüyordum ama instagramda ebebek indirimini görünce bakmadan edemedim. İyi ki bakmışım. Bütün ayakkabı ve kıyafetlerde %50 indirim var. Emzirme sütyeni almak istiyordum ben de. Fiyatları çok uygun olmuş bu indirimle. Emzirme sütyeni ve atleti aldım böylece. Yine dayanamadım Arda'ya da Gömlek zıbın aldım. İndirim sadece bu gece için geçerli.

15 Aralık 2014 Pazartesi

ETEKTEN ÇANTAYA

        Televizyondaki ince belli kıza "Sen bir doğur da o zaman görürüm ben seni!" de dedim ya tamam artık anne kelimesinin hakkını verdim. Evde 32 beden pantolonlarım var ya. Şu an ayak bileğimi anca geçirebilirim paçalarından.

         Bu etekte bir zamanlar aldığım hiç giymediğim bu saatten sonra da içine giremeyeceğimi düşündüğüm için hiç giyemeyeceğim kot rengi kumaş etek.

 
       

Fotoğraf yamuk oldu. Bir türlü düzeltilmiş halini ekleyemedim.

Neyse. Görüldüğü gibi bu minicik etekten çanta yaptım. İç astarı için bu mavi ekose şalı kullandım. Askısı için de kemer taktım. 


 Astarı dikerken üst tarafını makineyle dikmeye cesaret edemediğim için elimle diktim. -acemilik-. Alt tarafı da teğelleyip makineden geçtim.


Böyle bakınca kemerin dikişi kötü duruyor ama çantanın içinde kalıyor tamamen dışarıdan gözükmüyor.


Böyle biraz boş duruyor. Üzerinde de bir çalışma yapmak lazım. Henüz aklımda bir şey yok ama  yakında yaparsam onu da paylaşırım. 





9 Aralık 2014 Salı

FİNCANLIKTAN TAKILIĞA

Bugün günlerden  atıl duran eşyaları evden uzaklaştırma günü. Bu fincanlıktan bozma takılığı da bikaç sene önce yapmıştım. Bu ara kullanmadığım için de atmaya karar verdim. Atmadan önce de burdan bir paylaşayım dedim. Siz de bu şekilde çok ucuz bir maliyetle bir fincanlıktan takılık elde edebilirsiniz. Ben üzerini evdeki ojelerle boyadım. 



Aşağıdakiler de internette bulduğum takılarınız için kullanabileceğiniz fincanlık çeşitleri.





8 Aralık 2014 Pazartesi

BEBEK ÖNLÜK YAPIMI

        Bazen çok yanlış meslek seçtiğimi düşünüyorum. Ben ya yaratıcı bi işle uğraşmalıydım ya da ev hanımı olup kendimi dikişe nakışa kendin yap çalışmalarına vermeliydim. Geleceğin Derya Baykal'ıydım ama muhasebeci oldum. Oldum olmasına ama sanki yüksek lisans tezim ya da mali müşavirlik sınavım yokmuş gibi dikiş öğrenmeye çalısıyorum, kendin yap çalışmalarıyla uğraşıyorum. Bir de zamanım da kısıtlı. Bebişimden ve evin işlerinden arta kalan zamanlarımda bunlarla uğraşıyorum. Yakında işe de başlıycam o zaman ne halt yicem bakalım. En azından şu tezi bitirebilseydim :( fakat ne yazık ki onunla uğraşmak yerine görüldüğü üzere internette fink atıyorum.

Neyse gelelim yazının yazılış amacına ;


        Bu fotoğrafta Arda'nın boynundaki önlüğü H&M'den aldım. İkili olarak satılıyor farklı bir desenlisi daha var. 

           Hem dikiş öğrenmek hem de önlüğü zaten çok beğendiğim için giymediğim tişörtlerimi keserek bebek önlüğü yaptım.




        Arda'nın önlüğünü kumaşların üzerine koyarak kestim. Elinde modeil olmayanlar rast gele kalıp çıkarabilirler. Fakat ön tarafın yaka kısmı biraz daha büyük olacak. Arka kumaşla birleştirildiğinde pot durması için. 


Arka tarafın boyun kısmı ön taraftan daha kısa. 


        Kırmızının arkası için siyah, beyazlının arkası için beyaz kumaş kullandım. Tutturmak için de çıt çıt kullandım. 

Dikiş için başlangıç aşamasındayım ama gerçekten insan bir şeyler yaptıkça yapası geliyor. 



3 Aralık 2014 Çarşamba

YENİDOĞAN BEBEK SİVİLCELERİ

      Arda'nın bir haftasını doldurmasından itibaren yüzünde sivilceler oluşmaya başladı. İçleri dolu aynı ergenlik dönemimde benim çıkardığım sivilceler gibiydi. Minikom zaten bir avuç yüzü bile yok kocaman sivilcelerle doldu yüzü.

      O dönem ben emzirirken silikon uç kullanıyordum. Bebişimin yüzü silikona değdiği için tahriş olduğunu o yüzden böyle sivilcelerle dolduğunu düşünmüştüm. Daha sonra araştırınca bunun bebeğin doğumdan önce anneden aldığı hormonlardan kaynaklandığını öğrendim.

      Yapılması gereken bebeğin cildini temiz tutmak, çok sık yıkamamak. Sivilcelerle oynamamak, asla sıkmamak. İleri derecede bir sorun yoksa ilaçla tedaviye de gerek yokmuş. Ben arada pudra sürüyordum ama ona da gerek yokmuş. İlk başta artıyor ama 1 aylık olmasına kalmadan geçti hepsi. Yani uzun lafın kısası takmayın kafanıza anneler :) Hepsi geçiyor zamanla hiç iz de kalmıyor.