12 Aralık 2017 Salı

ÇOCUK ODASI DUVAR STICKERI VE YARASALI AVİZE

Arda 3 yaşına girmek üzere iken odasını iyice benimsemişti. Hatta bazen bir şey almak için odasına girdiğim zaman sen ne yapıyorsun benim odamda? ne işin vardı? diye beni sorguya çekmeye bile başlamıştı. madem çocukum odasını bu kadar benimsiyor biz de odasını daha çok sevmesi için ne yapabiliriz diye düşündük ve duvarına şehir silüeti yapmaya karar verdik. aslında instagramdan takip ettiğim çok güzel yapışkanlı folyo satan bir dükkan vardı. oradan hazır alırım diye düşünmüştüm fakat kişiye özel böyle bir tasarım yapamayacaklarını söylediler. ben de iş başa düştü diyip Bauhaus'tan siyah mat ve parlak sarı renkli yapışkanlı folyolar aldım. Batman renkleri olduğu için Batman hastası Arda daha yapım aşamasında bile bayıldı.
Şehir silüeti fikri için Pinterest'ten yardım aldım. Çocukların odasına daha çok boya ile yapılmış bu model fakat folyo için de fikir oldu.
Folyoları büyüklü küçüklü boyutlarda kestim. Aynı ölçüde çatı boyutlarını da ayarladım. En son ışık olmasını istediğim pencereler için ufak sarı dikdörtgen ve kareler kestim. evlerin üzerine yapıştırdım.
Kule için uzun bir folyo kesmiştim. Arda kulenin cami olmasını istediği için onu camiye çevirdik. Evlerin yukarısına asmak için aldığımız fosforlu ay ve yıldız takımındaki hilal şeklindeki ayı da caminin minaresine kondurduk. Fosforlu yıldızları ve yine fosforlu dolunayı da duvarın üst kısmına yapıştırdık. Fon olarak duvarı daha önce griye boyamıştık. İsabetli bir tercih olmuş. Çok hoş durdu.
Sonuç aşağıda:






Yine şehir silüeti için Pinterest'te modellere bakarken yarasa asılı avize çalışmalarını da çok beğenmiştim. Arda'nın odasında önceden kalma tüllü bir lamba vardı. Tülleri kesip yarasaları avizeye kondurdum. Aslında yuvarlak çerçeveleri de siyaha boyasaydım çok daha güzel bir çalışma olabilirdi.





18 Mayıs 2015 Pazartesi

BEBEK-DOĞUM ÇANTASI HAZIRLAMACA

        Genel olarak hamileliğimin rahat geçtiğini söyleyebilirim. Son aya kadar çalışıp, sokakları arşınladım. Tesadüftür ki hamileliğim sırasında hep dışarıda işim çıkıyordu ve ben koca karnımla durmadan yürüyüş yapmış oluyordum. Galiba hep bu gezmelerim yüzünden oğlum yerinde durmuyor şimdi. 

        İşten ayrılıp doğumu beklemek en sıkıcı dönemdi. Hem daha fazla beklememek, bir an önce oğluma kavuşmak hem de her şeyin zamanında ve sağlıklı bir şekilde olmasını istiyordum. Doğum çantasını tahmini doğum tarihinden 3 hafta önce hazırlamaya başladım. Zaten doktor son üç hafta kala her an doğuma hazır olmamız gerektiğini söylemişti ve ben hazırlıksız yakalanmaktan korkuyordum. Doğuma kadar annemle bir şeyler ekleyip durduk o bavula. Hastanede ufak tefek eksikliklerimiz oldu yalnızca.

        Geçen eşimin bir arkadaşı doğum çantası için benden bir liste isteyince aklıma gelenleri yazdım. Buraya da ekleyeyim dedim. 

BEBEK İÇİN:

  • En az 3 adet tulum
  • En az 3 adet pijama takımı (biz az almışız mesela. Son temiz takımla eve gitmiştik.)
  • Bebek bezi 1 paket
  • Islak mendil
  • Pişik önleyici krem veya pudra
  • Bebek ağız mendili
  • Battaniye
  • Araba Koltuğu veya Portbebe
  • Annenin sütü gelmezse diye biberon
  • Bebek alt açma bezi


ANNE İÇİN:
  • Yedek atlet, çamaşır, çorap
  • Ped
  • Göğüs pedi
  • Kağıt havlu
  • Deodorant
  • Hasta bezi
  • Terlik
  • Önden açılan pijamalar ve gecelikler
  • Bebek emmekte sıkıntı yaşarsa silikon göğüs ucu
  • Göğüs ucu merhemi

Ve bol bol fotoğraf ve videoçekmek için iyi bir fotoğraf makinesi. Hiçbir telefonun çektiği görüntüyü beğenmediğim için ısrarla makine diyorum. Ayrıca daha çok video çekmenizi öneriyorum. Sonradan bebişinizin ilk anlarını izlemek fotoğraflardan daha çok zevk veriyor.

24 Şubat 2015 Salı

MİNİK ALBERT VAKASI

          Geçen kuzenimle sohbet ederken sana bir video izleteceğim dedi ve 1920'li yıllarda çekilmiş bir video açtı. 

        Video psikolog John Watson'ın bir deneyinin görüntülerini içeriyor. Deney klasik koşullanma üzerine, korkuların doğuştan mı yoksa koşullanma yoluyla mı edinildiğini inceliemek amacıyla yapılıyor. Olayı ilginç kılan ve benim videoyu izlemek istememe sebebim denek olarak 9 aylık bir bebeğin kullanılıyor olması. Denek olup olmayacağı konusunda iradesi bulunmayan bir bebeğin denek olarak kullanılması bana utanç verici geldi. Videoyu izlemedim ama ilk defa duyduğum bu olayı internette biraz araştırınca bilim dünyasının da benimle aynı kanıda olduğunu gördüm. Psikolojinin en etik dışı deneyleri arasında sayılıyormuş.

           Okuduklarıma göre olay şu şekilde gerçekleşiyor. Minik Albert fakir bir ailenin 9 aylık bebeği. Annesi hastanede sütünü satarak para kazanıyor. Annesinin bu hastane ziyaretleri sırasında Watson denek olarak Albert'i seçiyor ve bir miktar para karşılığı Albert'in annesini de ikna ettikten sonra ekibiyle birlikte deneyi gerçekleştiriyorlar. Öncelikle minik bebeğe  çeşitli hayvanlar gösteriliyor ve bebek bu hayvanlara karşı olumsuz bir tepki vermiyor, korkmuyor ve onlarla oynuyor. Daha sonra bebek hayvanları sevmeye kalktığında -sanırım ilkinde beyaz bir fare ile oynatıyorlar- Watson ve arkadaşları ürkütücü sesler çıkartıyorlar. İki çekicin birbirine sürtmesi gibi. Bebek tepki olarak hayvanla oynamayı kesiyor ağlamaya başlıyor. Daha sonra çocuk tekrar fare ile oynamaya kalktığında aynı sesler çıkartılıyor. Bu böyle tekrarlanıyor ve bebekte fareye karşı bir koşullanma oluşuyor. Daha sonra bu beyaz ve tüylü başka şeylerle de deneniyor ve en sonunda çocuk beyaz ve tüylü varlıklara karşı korku hissediyor ve tetikte bekliyor. (videoyu izlemedim.bebeğin güzel yüzünü görünce izlemek istemedim hiç. Okuduklarımdan yola çıkarak anlattım burada. Zaten "Little Albert Experiment" diye geçiyor. Aratınca videoya ulaşılacağınıza eminim.


         Bu deneyler birkaç gün sürüyor ve  rivayete göre Albert'in annesi bebeğine yapılanları öğrenince deneyin devam etmesine izin vermiyor ve bebeğini alıp gidiyor. Bu durumda Albert iyileştirilmeden, edindiği koşullanma ile kalıyor. Ve yine rivayete göre 7 yaşına gelmeden Albert beynindeki bir rahatsızlıktan dolayı hayata gözlerini yumuyor. Bu rahatsızlığın (beynin su toplaması diye okudum bir yerde) yapılan bir deneyle alakası var mıdır bilemeyeceğim ama eğer öldüyse 7 yaşına kadar ölmediyse yaşamı boyunca bu deneyin Albert üzerindeki etkileri felaket olmuştur diye düşünüyorum. Zavallı Minik Albert.



31 Ocak 2015 Cumartesi

YURTDIŞINDAN ALIŞVERİŞ- ROMWE

Evet uzun zamandır yazılmayı bekleyen bir yazıyla karşınızdayım. Daha önce sheinside  ve clothingdropship ile ilgili yazılar yazmıştım. Şimdi en son alışveriş yaptığım site Romwe'den bahsetmek istiyorum. Bir mont, bir gömlek ve bir elbise aldım. Kalite açısından şu zamana kadar yurtdışından getirttiğim en kaliteli ürünler diyebilirim. Başka bir yazı da o ürünleri de paylaşırım.

Facebook sayfasında bazen alışveriş için öneri isteyenler oluyor. Sheinside ve Romwe'yi öneriyorum fakat İngilizce bilmeyenler üyelik ve sipariş konusunda sıkıntı yaşıyorlar. İşte bu yazı o sıkıntı yaşayanlar için...


Öncelikle linke tıklayarak Romwe'ye giriş yapıyoruz. www.romwe.com

Sayfanın sağ üst kısmında sign in yazar. Okla gösterdiğim yer. Oraya tıklıyoruz ve kayıt sayfasına yönlendiriyor bizi.


Bu aşamada yeni kayıt oluşturacağımız için New To Romwe kısmından kaydımızı yapıyoruz. Email yazan kutucuğa mail adresimizi yazdıktan sonra alttaki iki kutuya da şifremizi giriyoruz.

Kayıt işlemini tamamladıktan sonra tekrar giriş yapmak isterseniz sol taraftaki sign in kısmını kullanmanız gerekir.

Giriş yaptıktan sonra My Account kısmından adres bilgisi girmemiz gerekiyor. Bunu bu aşamada girmezsek sipariş aşamasında bizden isteyecek. Her defasında tekrar tekrar girmemek için Adress Book'a tıklayarak açılan pencerede okla gösterdiğim add new adress kısmına tıklıyoruz.


Burada kutulara yazmanız gereken bilgileri kutuların sağ yanlarında Türkçe olarak açıkladığım için resmin görüntüsünü paylaştım. Ordaki bilgiler eşleğinde adres bilgilerinizi doldurabilirsiniz.



Adres bilgisini girdikten sonra artık alışveriş aşamasına geçebiliriz. Beğendiğimiz ürünü açtıktan sonra okla gösterdiğim alandan beden bilgisi seçiyoruz. Her zaman bir beden büyük almanızı tavsiye ediyorum. Daha sonra Add to Bag diyerek ürünü sepete ekliyoruz.

Önceden her alışverişte kargo bedavaydı. Artık 50$ üzeri alışverişlerde kargo bedava sipariş verebiliyoruz. Bu nedenle 30 -35 lira kargo bedeli ödeyeceğinize 50$ veya üzeri alışveriş yapmanızı öneriyorum.

Bu nedenle ben burdaki siparişimde de sepetime 3 ürün ekleyerek 50$'ı geçtim.


Ürünleri seçme işlemi tamamlandıktan sonra sağ yukarda okla gösterdiğim alanda sepetimizdeki ürün sayısı gözükür. Üzerine gelerek sepetteki ürünleri görebilir ve total yazan kısımdan toplam ödemeyi öğrenebiliriz. ( dolar cinsinden.) Ödeme yapmak için check out diyoruz.
 Check out dedikten sonra önce ürünlerimizi görüyoruz. Burda ürünlerin adetlerini ve beden bilgilerini kontrol edelim.
Shipping Adress kısmında adres bilgisini görürüz. Adres doğruysa devam ediyoruz. Değilse Kalem işaretine tıklayarak adresimizi güncelliyoruz.


Choose your shipping options yazan kısım kargo seçeneklerinin bulunduğu kısım. Siparişimiz 50$'ı aştığı için standart kargo ücretsiz.5-28 gibi bir teslim süresi var. Genelde 3 haftada geliyor. Eğer gecikirse  bunu firmaya bildirdiğinizde işleminizi hızlandırıyorlar. Daha hızlı gelmesini isterseniz ikinci seçeneği yani express shipping'i seçebilirsiniz. 10-20 gün gibi bir teslim süresi var ama bence hiç gerek yok express seçmeye.

Do You Have Coupon?  kupon kodunuzu yazacağınız alan. Romwe sürekli kampanyalar yapıyor. Bu kodlar bazen sadece belirli ürünler için olduğu gibi bazen tüm ürünler için de geçerli oluyor. Örneğin bu ilk siparişiniz ise %60 indirim hakkınız var. Kodu da Rom60.  Kodu yazdıktan sonra apply diyoruz ve kodun kabul edilip edilmediğini öğreniyoruz. Bu ilk alışverişte kullanacağınız indirim kuponu sürekli değişiyor. Ben mümkün oldukça güncellemeye çalışacağım fakat kodunuz geçersiz  olursa siteniz giriş sayfasında sağ üstten kodu alabilirsiniz.

Payment yazan kısımdan ödemenizi ne şekilde yapacağınızı seçiyorsunuz. Direkt kredi kartıyla ödeyecekseniz ilk kutucuğu paypal hesabınız ile ödeyecekseniz ikincisinizi işaretleyin. Bu arada ödemeler dolar cinsinden fakat TL kredi kartlarınızdan TL olarak çekilir.


Ve sayfanın en altında ödeyeceğiniz tutarın gösterildiği bir alan var. Retail Price ürünlerin indirimsiz fiyatlarıdır. Kullandığınız kodlar burdaki fiyat üzerinden indirim sağlar. Yani zaten indirimde olan bi ürün için ekstra %60 indirim sağlayamazsınız. Sub total indirimli fiyattır.Shipping Price kargo bedelidir. Kargo ücretsiz olduğu için burda bir fiyat yazmıyor. Ve son olarak Grand Total toplamda ödeyeceğiniz yani kartınızdan çekilecek tutardır. Her şey tamamsa proceed the order diyoruz ve ödeme sayfasına yönlendiriliyoruz.



Vee burada sırasıyla Kart numarasını , kartınızın son kullanma tarihini ve arkasındaki güvenlik kodunu girdikten sonra ödemenizi ve siparişinizi tamamlamış oluyorsunuz. Şimdi çatlamazsanız 3 haftaya kadar kavuşursunuz yeni kıyafetlerinize :)


Romwe's Best Sellers, Free Shipping Over $20

27 Aralık 2014 Cumartesi

DANTEL BİLEKLİK

Çeyizimdeki havlularla 20 kız daha evlendirilirdi sanırım. Annem yememiş içmemiş havlu kenarı örüp havlu yapmış bana. :)

Geçenlerde annemin bazasını boşalttık. Ortalık çarşamba pazarına döndü. İnci boncuk dikiş kalıpları kumaşlar yünler... 20 yıllık belki daha da eski dikiş kalıplarını attık artık lazım olmaz diye.


Bunu da mutfak havlusu için yapmış ama havlu bulamyınca kalmış böyle. Az kalsın atacaktı da aldım sakladım ben :)  Evdeki  zincirle iki ucunu tutturdum. Bir kaç yerine kısa zincirle süsler taktım. Pek de beğendim çok da beğendim tamam mı?


ÇORAPTAN AYI

       Olmuyor olmuyoorrr. Sevimli ayılarla aramda bir anlaşmazlık var. Daha önce ayı kurabiyeler yapmıştım. Sevimli olmaları gerekirken bazıları zombiye benzemişti :) 


      Yukarıdaki görseli Pinterest'te buldum. Bazıları için Pinterest engellenmeli sanırım. Gördüğüm her şeyi denemeye kalkıyorum. Neyse görüldüğü el alem yapmış ne güzel ayıcık. Benimkisi ise aşağıdaki gibi oldu. Voodoo bebekleri gibi. Cem görünce şeytan yapmışsın Birdem. Çocuğum bununla mı oynayacak dedi. Çok kızdırma beni voodoo büyüsü yaparım sana dedim ama haklı valla bu ne ya!! :D





BA-YIL-DIM! KARATAHTA BOYASI İLE DOLAP BOYAMA


        Bu salak portmantoyu isteyerek almadık. Gördüğüm andan itibaren adı salak portmanto. Hiç sevmedim, nefret ettim. Haramidere'de Eskidji Bit Pazarı var. Bit pazarı diyince ikinci el sananlar oluyor. Ürünler ikinci el değil sıfır ama küçük mobilyacılar satıyor. Sanırım pek de kaliteli değiller. Her neyse. Daha önce bütün evi ikea'dan döşediğimizi söylemiştim. -portmanto hariç- Portmanto için de baktık ikea'ya. Orda bir model de beğenmiştim çok güzel ama küçük olduğu için almadık onu. Ah salak kafam!! 


        Eskidji'ye de bakalım dedik annemle. Ordan standart kapaklı bir portmanto aldım ben. Hemen de eve getirip kurdular.  Bazen bazı şeyleri bi anda düşünmeden alırsınız ya o da öyle oldu işte. Eşim de ben de hiç beğenmedik. Gittik konuştuk fiyat farkı da vererek sürgülü sade bir model istedik. Özellikle tek kapakta kare ayna olmasını ve asla kenarlarında işleme yaldız herhangi bir şey olmaması için ikaz ettim. 

        Eskisini gelip almışlar ve bu salak portmantoyu ben işteyken gelip kurmuş adamlar. Görünce annemler de şaşırmış Birdem böyle bir şey almazdı nasıl olmuş da almış diye. Fotoğraftaki gibi de değildi. Ortada koca bir çiçekli cam vardı. Kenarları işlemeli yaldızlı ahşapla kaplanmış. Şok oldum ya ben adama ne dedim o ne yollamış. Tabi sonra firmayla kavga gürültü. Her gün arıyorum gelin alın diye gelmiyorlar. Daha önce bir kere daha sorun yaşadığımız için adam oyaladıkça oyalıyor. En sonunda yıldım sıçarım portmantosuna dedim :) Aldım elime çekici spatulayı. O işlemeli camları söktüm. Ahşapları söktüm. O küçük aynaları yapıştırdım iz kalan yerlere de. En azından tahammül edilebilir bir hale geldi ama yine de sevemedim ben. 

      Aslında kumaşla kaplamayı düşünüyordum portmantoyu ama Pinterest'te chalkboard çalışmalarını görünce bir ışık yandı bende :D Boyaları buradan aldım. Ufak boylardan 5 tüp boya gitti.


Dolabı zımparalamadan direkt boyayı uygulamdım. İlk kat boya yukarıdaki gibi oldu. İlk katta bayağı dikkat ettim aynaları boyamamak için ama ikincisinde sıkıldım :) Rastgele boyadım. Aynalar boyandı çok. Aslında aynaları temizleyip paylaşcaktım burda fakat çok beğendim dayanamadım hemen yazmak istedim.

Biraz karaladım :)



19 Aralık 2014 Cuma

YÜN SAÇ

Burada yünden peruk yapımını anlattım. Aklıma üniversitedeyken bir gece yine yünlerden kendime saç yaptığım fotoğraflarım geldi. Tabi burda linkteki gibi dikiş falan yok. Birbirine geçmiş ipleri kafama yerleştirmemden ibaretler.

O zamandan varmış bir mavi saç hevesi bende :)

ARDA'YLA UĞRAŞMACA


     
        Arda'nın her anını fotoğraflamak istiyorum. Zaman çok hızlı geçiyor. Şimdi bile yeni doğan hallerini az çok hatırlayabiliyorum biraz daha geçince onlar da silinecek aklımdan. Hayal meyal bir şeyler kalacak. Fotoğraflarını çekerken de aklıma türlü türlü şeyler geliyor. Eğlenceli fotoğraflar çıkıyor ortaya. Bunları bazen instagramda paylaşıyorum. Aman Birdem yeter dediğim de oluyor ama çok güzel tepkiler alınca tamam devam et diyorum.

     Ev hanımı olmanın bütün nimetlerinden faydalanır durumdayım. Nereye elimi atacağımı şaşırdım. Arda uyanıkken onunla ilgileniyorum. Uyuduğunda ben de uyumaya çalışıyorum ama çok az uyuyabiliyorum. Aklımda 40 tilki dolaşıyor. Şunu da yapsam şuna bir el atsam. Kitap okusam Şunu diksem bunu boyasam vs. vs. Yakında evi yıkıp baştan yapcam diye korkuyorum :) Boş durmak bana göre değil. İşe başladığımda bu kadar vakit ayıramayabilirim böyle işlere. O nedenle yararlanmaya çalışıyorum bu durumdan. Bebek gerçekten insanı yoruyor fakat bir o kadar da güç veriyor. Hayatımda ilk defa 24 saat uykusuz durdum durabildim. Ben ki açlık ve uykusuzluk gibi faktörlere asla dayanamayan bunlarla karşılaşınca bayılıp kalan bir insanım dayanabildim.

     Neyse konunun dışına çıkmayayım. Yapacak bir şey bulamayınca Arda'ya sarıyorum. Bilmiyorum ilerde hoşuna gider mi ben çok güzel fotoğrafları olduğunu düşünüyorum. İşte bunlardan bazıları;












YÜNDEN PERUK YAPIMI


        Evde ne yapacağını şaşırmış, kendini bilmez hallerimle çocukluğumdan aklımda kalma peruğu yapmaya karar verdim. Aslında ten rengi çorapla yapıldığını hatırlıyorum ama evde olmadığından ben Arda'nın şapkalarından birini kullandım. Ten rengi çorapta sıkıntı olabilir diye düşünüyorum kaçar falan. Eğer kaçmazsa şapkadan daha güzel durur başa geçirildiği zaman.

   Önce istediğim boyutta ipleri ayarlayıp iğneye geçirdim. Şapkanın içinden iğneyi geçirdikten sonra ucundan kestim. Bence siz  yaparsanız boyunu bayağı uzun tutun daha güzel olur.




Bir de şapkanın ön tarafa gelen kısmına daha çok ip geçirmek lazım. Eğer ten rengi çorap kullanılmazsa ya da böyle açık renk bir şapka tercih edilirse alttan gözüküyor hoş olmuyor.



Bunlar da bitmiş halleri. Babier Drogba <3

KOŞ HANIIIIM KOOŞ İNDİRİM VAR!

  
        Arda doğmadan önce onun için aldığım kıyafetlerin sayısı bir elin parmaklarından azdır. Hevesli miydim? Evet hevesliydim ama bir şeyler almak için doğmasını bekledim hep. Aslında almama da gerek yoktu annem sağ olsun torun aşkına bütün kıyafetlerini aldı neredeyse. 

      4 gün sonra 3 ayını dolduracak Arda. Anladım ki bu hızlı büyüme döneminde gerçekten de çocuğun yediği helal giydiği haram. Daha birkaç kez giydirdiğim kıyafetler eskimeden küçüldüler. Evdekiler iyice küçülmeden yenilerini almayı düşünmüyordum ama instagramda ebebek indirimini görünce bakmadan edemedim. İyi ki bakmışım. Bütün ayakkabı ve kıyafetlerde %50 indirim var. Emzirme sütyeni almak istiyordum ben de. Fiyatları çok uygun olmuş bu indirimle. Emzirme sütyeni ve atleti aldım böylece. Yine dayanamadım Arda'ya da Gömlek zıbın aldım. İndirim sadece bu gece için geçerli.

15 Aralık 2014 Pazartesi

ETEKTEN ÇANTAYA

        Televizyondaki ince belli kıza "Sen bir doğur da o zaman görürüm ben seni!" de dedim ya tamam artık anne kelimesinin hakkını verdim. Evde 32 beden pantolonlarım var ya. Şu an ayak bileğimi anca geçirebilirim paçalarından.

         Bu etekte bir zamanlar aldığım hiç giymediğim bu saatten sonra da içine giremeyeceğimi düşündüğüm için hiç giyemeyeceğim kot rengi kumaş etek.

 
       

Fotoğraf yamuk oldu. Bir türlü düzeltilmiş halini ekleyemedim.

Neyse. Görüldüğü gibi bu minicik etekten çanta yaptım. İç astarı için bu mavi ekose şalı kullandım. Askısı için de kemer taktım. 


 Astarı dikerken üst tarafını makineyle dikmeye cesaret edemediğim için elimle diktim. -acemilik-. Alt tarafı da teğelleyip makineden geçtim.


Böyle bakınca kemerin dikişi kötü duruyor ama çantanın içinde kalıyor tamamen dışarıdan gözükmüyor.


Böyle biraz boş duruyor. Üzerinde de bir çalışma yapmak lazım. Henüz aklımda bir şey yok ama  yakında yaparsam onu da paylaşırım.