12 Ekim 2014 Pazar

HOŞGELDİN ARDA'M


      
       22 Eylül'de bebeği sabırsızlıkla beklediğimi ama onun gelmeye hiç niyeti olmadığına dair bir yazı yazmıştım. Öngörülen doğum tarihine 5 günümüz kalmıştı doktorun her an doğuma hazırlıklı olun demesine rağmen artık gününde doğacağına düşünüyordum. O yazıyı yazdığım günün gecesinde soluğu hastanede aldık.

     O kadar bekledim  yolunu tam gününden önce gelmeyeceğine dair kendimi inandırmışken hoşgeldin dedik bebeğimize. 

        Dövme yaptırırken salya sümük ağlamış bir insanım. Doğum benim için tam bir travma oldu. 18 gün geçmiş üzerinden daha yeni yeni konuşabiliyorum hakkında. Normalde de pek sesi çıkan bir insan değilim ilk sancılarda biraz bağırdım ama iyice şiddetlenince pikenin altında pısıp kaldım, sesim çıkmadı hiç. Arada dayanamıyorum sezeryan olsun diye yalvarıyordum eşime ve anneme.  Yaşadığım sancı o kadar şiddetliydi ki aklımdan geçen bunun gerçek olamayacağıydı. Gerçek değildi, kötü bir rüyaydı hatta benim rüyam bile değildi. Ben başkasının kabusu içerisindeydim. Yani belki çok saçma düşünceler ama o an aklımdan geçenler bunlardı. 

       Gece 12'de hastaneye gittik. Sabah 6 gibi sancılar başladı, 10'da suni sancı verdiler ve 12,50'de oğlumu dünyaya getirdim. 

        Doktorum bebeği görünce sizde Trabzonlu var mı diye sordu. Oğlumda Trabzonlu tipi varmış. Hatta Dursun diye de takıldı oğluma. Tursun göbek adı gibi bir şey oldu :) Bu arada anne tarafı da baba tarafı da Karadenizli. 

        18 gündür birlikteyiz ama sanki senelerdir hep berabermişiz gibi hissediyorum. Son yıllarda kedilerden gözüm çocuk görmez olsa da çocukluğumdan beri çocuklarla ilgilenmişimdir. Bu nedenle bakımı konusunda hiç sıkıntı yaşamadım. Tek sıkıntım emzirirken göğüste oluşan yaralar. O da ne lanet bişeymiş 20 gün olcak ilaç kullanmama rağmen geçmedi hala. Çocuk ağladı mı ter basıyor beni emzircem diye. Zamanla düzelir diyorlar büyükler bakalım ne zaman iyileşeceğim. 
         
        Lohusalık gerçekten sıkıntılı bir dönemmiş. Zaten duygusal bir insanım bir de lohusalık etkisi olunca bir kaç kere zırladım evde. Ama kaprisli ya da nazlı biri olmadığımı düşünüyorum. Hatta dayanıklılık açısından kendimden beklemediğim bir performans sergiliyorum. Hastaneden gelip alışverişe gitmiş insanım. -Yine büyükler herkese söyleme nazar değer diyorlar :) aramızda kalsın.- :) 

       Bebek için yaptığımız hazırlıklar ve Arda Balımla maceralarımz pek yakında bu blog sayfasında.

                                                                                                 Çiçeği Burnunda Anne 




3 günlük Arda


          instagram.com/birdguclu

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder